Sunflowers by Vincent van Gogh (London, UK — 1888)

Sunflowers by Vincent van Gogh (London, UK — 1888) — cover Sunflowers by Vincent van Gogh (London, UK — 1888) — page 1

Tutkuyla yanan bir adam olan Vincent van Gogh, yaratımının önünde duruyordu. "Ayçiçekleri", hayatın gelip geçici güzelliğinin canlı bir kanıtıydı. Bin sekiz yüz seksen sekiz'de Londra'da boyanmış, yaklaşık doksan ikiye yetmiş üç santimetre boyutlarındaki bu tuvaller, sadece natürmortlardan ibaret değildi; onlar, ruhunun bir aynasıydı. Bu seriyle ilgili olağanüstü bir gerçek mi? Van Gogh onları nadiren sattı, stüdyosu için birer dekorasyon, arkadaşı Gauguin'e bir hediye olarak görüyordu. "Van Gogh, alnından sarkan kızıl saç tutamını fırçalayarak kendi kendine mırıldandı: 'Bu ayçiçekleri... bir umut şarkısı söylüyorlar, kışın ortasında bir yaz senfonisi.'" Sanat Gerçeği: Van Gogh'un Fransa'nın Arles kentinde yaptığı "Ayçiçekleri" serisi, minnettarlığı ve dostluğu simgeleyen en tanınmış eserleri arasındadır.

Sunflowers by Vincent van Gogh (London, UK — 1888) — page 2

Zundert kilisesinin yanında hararetle eskiz yapan genç Vincent, babasının beklentilerinin ağırlığını hissediyordu. Rahip Theodorus van Gogh onun kendi izinden gitmesini istiyordu ama Vincent'ın kalbi daha fazlasını arzuluyordu. Çevresindeki sade güzellikte teselli buluyor, eskiz defterlerini çiftçi, tarla ve çiçek çizimleriyle dolduruyordu. Babası iç çekerek gözlüğünü düzeltti. "Vincent, sanat hoş bir hobidir ama sana istikrarlı bir gelecek sağlamaz. Cicero'nun dediği gibi, 'Ölülerin hayatı yaşayanların hafızasına yerleştirilir.' Geleceği düşün, oğlum!" Sanat Gerçeği: Van Gogh'un erken yaşamı, aile beklentileri ve gerçek çağrısını arayışıyla şekillenmiştir.

Sunflowers by Vincent van Gogh (London, UK — 1888) — page 3

Belçika'nın Borinage bölgesindeki karanlık, acımasız kömür madenlerinde Vincent, insan acılarına ilk elden tanık oldu. Vaiz olarak görevini bırakarak madencilerin arasına katıldı, onların yoksulluğunu ve acısını paylaştı. Bu deneyim, içinde bir ateş yaktı; insan varoluşunun ham, filtrelenmemiş gerçeğini yakalama arzusu. "Kömür tozundan öksüren madencilerden biri Vincent'a baktı. 'Neden buradasınız, papaz efendi? Hepimiz sadece mumumuzun sönmesini bekliyoruz.' Vincent üzgün bir şekilde yanıtladı. 'Dostoyevski'nin dediği gibi: 'Bir toplumdaki medeniyet derecesi, hapishanelerine girilerek yargılanabilir.' Ben sizin acınızı belgelemek istiyorum, yargılamak değil." Sanat Bilgisi: Van Gogh'un Borinage'daki zamanı, sanatsal vizyonunu derinden etkiledi ve odağını işçi sınıfının yaşamlarına çevirdi.

Sunflowers by Vincent van Gogh (London, UK — 1888) — page 4

Vincent'ın kuzeninin kocası Anton Mauve, onu Lahey'de kanatları altına aldı ve resim dünyasıyla tanıştırdı. Mauve ona yağlıboya resmin, kompozisyonun ve perspektifin temellerini öğretti. İlişkileri gerginlikle dolu olsa da Mauve'nin etkisi yadsınamazdı. "Mauve, bir manzara resmini işaret ederek sertçe, 'Vincent, dünyayı bir ressamın gözüyle görmeyi öğrenmelisin,' dedi. 'Constable'ın dediği gibi, 'Hayatımda hiç çirkin bir şey görmedim: çünkü bir nesnenin biçimi ne olursa olsun, ışık, gölge ve perspektif onu her zaman güzel kılacaktır.'" Sanat Bilgisi: Anton Mauve'nin hocalığı, Van Gogh'a sanatsal tutkularını sürdürmek için ihtiyaç duyduğu teknik temeli sağladı.

Sunflowers by Vincent van Gogh (London, UK — 1888) — page 5

Paris'te Vincent, Monet, Degas ve Toulouse-Lautrec gibi sanatçılarla Empresyonist ve Post-Empresyonistlerle tanıştı. Onların cesur renk ve ışık kullanımı, kendi sanatsal duyarlılıklarına meydan okudu. Daha parlak paletler ve daha gevşek fırça darbeleriyle denemeler yapmaya başladı, önceki eserlerinin karanlık, kasvetli tonlarından uzaklaştı. Toulouse-Lautrec, dumanlı bir Paris kafesinde kadehini kaldırdı. "Vincent, senin işin... yoğun. Ama ışığı, neşeyi kucaklamalısın! Baudelaire'in dediği gibi, 'Güzel her zaman tuhaftır.' Tuhaf ol, Vincent! Güzel ol!" Sanat Bilgisi: Paris sanat ortamı, Van Gogh'u yeni sanatsal fikirlere ve tekniklere maruz bırakarak tarzında önemli bir değişime yol açtı.

Sunflowers by Vincent van Gogh (London, UK — 1888) — page 6

Paris'in çılgın temposundan kaçarak sığınacak bir yer arayan Vincent, Fransa'nın güneyindeki Arles'e taşındı. Provence manzarasının canlı renkleri onu büyüledi. Sanatçıların uyum içinde birlikte yaşayıp çalışabilecekleri bir sanatçı kolonisi yaratmayı hayal ediyordu. Kardeşi Theo'ya yazan Vincent, "Arles bir vahiy! Buradaki ışık şimdiye kadar gördüğüm hiçbir şeye benzemiyor. Keats'in dediği gibi, 'Bir güzellik sonsuza dek bir neşedir.' O neşeyi tuvale aktarmak istiyorum!" diye haykırdı. Sanat Gerçeği: Arles'in ışığı ve manzarası, Van Gogh'a "Ayçiçekleri" serisi de dahil olmak üzere en ikonik eserlerinden bazılarını yaratması için ilham verdi.

Sunflowers by Vincent van Gogh (London, UK — 1888) — page 7

Paul Gauguin, Arles'te Vincent'a katıldı ve kısa bir süre Sarı Ev'de birlikte yaşayıp çalıştılar. Sanatsal işbirlikleri yoğundu ancak kişiliklerinin çatışması, dramatik ve trajik bir sona yol açtığı için nihayetinde kısa sürdü. "Gauguin, Vincent'ın 'Ayçiçekleri'ni incelerken, 'Onlar... etkileyici, Vincent. Ama... yapıdan yoksunlar. Flaubert'in dediği gibi, 'Hayatınızda düzenli ve tertipli olun ki, eserinizde şiddetli ve özgün olabilesiniz.' Daha fazla disipline ihtiyacın var, dostum.'" Sanat Gerçeği: Van Gogh ve Gauguin arasındaki çalkantılı ilişki, her iki sanatçı üzerinde de derin bir etki bırakmış, Van Gogh'un akıl sağlığı çöküşüne katkıda bulunmuştur.

Sunflowers by Vincent van Gogh (London, UK — 1888) — page 8

Gauguin'le hararetli bir tartışmanın ardından Vincent, sinir krizi geçirdi ve kulağının bir kısmını kestiği meşhur olayı yaşadı. Bu olay, hayatında bir dönüm noktası oldu ve Saint-Rémy'deki Saint-Paul-de-Mausole akıl hastanesine yatırılmasına yol açtı. "Şaşkın ve kafası karışmış bir halde Vincent fısıldar. 'Nietzsche'nin dediği gibi, 'Bizi öldürmeyen şey bizi güçlendirir.' Ama ne pahasına? Ne pahasına?'" Sanat Gerçeği: Van Gogh'un sinir krizi ve kendine zarar vermesi, hayatında ve sanat kariyerinde trajik bir dönüm noktası oldu.

Sunflowers by Vincent van Gogh (London, UK — 1888) — page 9

Akıl hastanesinde kaldığı süre boyunca Vincent resim yapmaya devam etti, sanatında teselli ve bir amaç duygusu buldu. Etrafındaki dünyayı resmetti; akıl hastanesinin bahçelerini, çevredeki manzaraları ve göklere uzanıyor gibi görünen selvi ağaçlarını. Kaostan uzakta, orada gerçekten kendisi oldu. Doktoruyla konuşurken Vincent, sesinde hafif bir kabullenişle şunları dile getirir: "Seneca'nın dediği gibi, 'Her yeni başlangıç, başka bir başlangıcın sonundan gelir.' Kendimi hiç beklemediğim bir yerde yeniden buldum." Sanat Gerçeği: Ruh sağlığı sorunlarına rağmen Van Gogh, akıl hastanesinde kaldığı süre boyunca sanatında teselli ve anlam bularak üretmeye devam etti.

Sunflowers by Vincent van Gogh (London, UK — 1888) — page 10

Vincent van Gogh'un 'Ayçiçekleri' dünya genelindeki izleyicilere ilham vermeye ve onları büyülemeye devam ediyor. Canlı renkleri ve etkileyici fırça darbeleri, sanatın zamanı aşma ve insan kalbine dokunma gücünün kalıcılığını anlatıyor. Milyonlarca kişi tarafından ziyaret edilen müzelerde asılı duruyorlar; tutku dolu bir yaşamın ve çiçek açmaya devam eden bir mirasın kanıtı olarak. National Gallery, bu canlı hazinelere ev sahipliği yapıyor. National Gallery'deki 'Ayçiçekleri'ne bakan genç bir sanatçı fısıldar: "Van Gogh'un kendisinin de kanıtladığı gibi, 'Resmimi hayal ederim, sonra da hayalimi resmederim.'"