The Helsinki Accords (1975, United States)

The Helsinki Accords (1975, United States) — cover The Helsinki Accords (1975, United States) — page 1

Bir Ekim bin dokuz yüz yetmiş beş, Helsinki. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Gerald Ford ve Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Leonid Brejnev el sıkışırken otuz beş ülkenin bayrakları dalgalanıyordu. Bu sembolik jest derin ayrılıkları gizliyordu ama bu liderleri bu tehlikeli birlik anına ne götürmüştü? Dünya, yüzeyin altında kaynayan uzlaşmalardan ve gerilimlerden habersiz izliyordu.

The Helsinki Accords (1975, United States) — page 2

Helsinki Nihai Senedi'nin tohumları, Soğuk Savaş'ın buzlu pençesinde atıldı. Leonid Brejnev'in sıkı kontrolündeki Sovyetler Birliği, İkinci Dünya Savaşı sonrası sınırlarının tanınmasını istiyordu. Batı Almanya Şansölyesi Willy Brandt, Doğu ile uzlaşma arayışında olan "Ostpolitik" politikasını başlatmıştı. Gerald Ford liderliğindeki ve Dışişleri Bakanı Henry Kissinger tarafından teşvik edilen Batı, insan hakları konusunda tavizler elde etmeyi umuyordu.

The Helsinki Accords (1975, United States) — page 3

"Avrupa'nın bölünmüşlüğünü hafifletmeye çalışmalıyız," diye savundu Willy Brandt, Doğu Almanya lideri Erich Honecker ile gergin bir toplantı sırasında. Kısa koyu saçlı ve sert hatlara sahip bir adam olan Honecker, keskin bir şekilde karşılık verdi: "Sınırlar belirlendi. Tartışılacak bir şey yok." Brandt öne doğru eğildi, sesi alçaldı: "Herr Honecker, halk yeniden birleşme özlemi çekiyor ama bu imkansız görünüyor."

The Helsinki Accords (1975, United States) — page 4

Şili'de, koyu renkli askeri üniformalı, sert yüzlü bir adam olan Augusto Pinochet, kanlı bir darbeyle iktidarı ele geçirmişti. Rejiminin insan hakları ihlalleri Batı'da büyük bir tartışma konusu haline geldi. Gerald Ford, Sovyetlerle yumuşama arayışındayken, bu ihlallere değinmek için artan bir baskıyla karşı karşıya kaldı. Henry Kissinger, her zamanki gibi pragmatist bir yaklaşımla şunları tavsiye etti:

The Helsinki Accords (1975, United States) — page 5

Andrei Sakharov, ağaran saçlı ve gözlüklü, uzun boylu, zayıf bir adam, Sovyetler Birliği içinde insan hakları için yorulmadan mücadele etti. Sesi, sık sık susturulsa da Batı'da güçlü bir şekilde yankılandı.

The Helsinki Accords (1975, United States) — page 6

Helsinki'ye döndüğümüzde, son anlaşmalar üzerinde yoğun bir şekilde çalışılıyordu. Finlandiya Devlet Başkanı Urho Kekkonen, bloklar arasında yorulmak bilmez bir şekilde arabuluculuk yaptı. Gerald Ford, gerilimi azaltmayı umarak belgeyi imzaladı. Leonid Brejnev bunu, Sovyet etki alanı üzerinde bir onay mührü olarak gördü. Her liderin kendi gündemi, kendi umutları ve kendi korkuları vardı.

The Helsinki Accords (1975, United States) — page 7

Ağustos bin dokuz yüz yetmiş beş'te büyük bir tantanayla imzalanan Helsinki Nihai Senedi, özellikle insan haklarına ilişkin ilkeleri nedeniyle anında derin bir öneme sahip bir belge haline geldi. Zarifçe kaleme alınmış maddelerinde, bireyler için artan özgürlük ve saygı vaadi yatıyordu; bu, muhalifler ve Batı ulusları tarafından hevesle benimsenen bir vizyondu. Ancak, pratik uygulaması ve etkisinin kapsamı, uluslar bu eşi benzeri görülmemiş taahhütlerin sonuçlarıyla boğuşurken, anında ve çoğu zaman çelişkili yorumlara tabi oldu. Böylece, Nihai Senet, hem iş birliğinin hem de Soğuk Savaş döneminin kalıcı bölünmelerinin bir kanıtı olarak hızla küresel bilince girdi.

The Helsinki Accords (1975, United States) — page 8

Bıyıklı ve koyu saçlı, karizmatik bir adam olan Václav Havel ve Doğu Avrupa'daki diğer muhalifler, Helsinki Nihai Senedi'ni bir araç olarak kullandılar. İnsan hakları ihlallerini izlemek için "Helsinki Gözlem Grupları" kurdular. Sovyet bloğu devletleri bu hakları onaylayan bir belge imzalamıştı ve şimdi sorumlu tutulacaklardı. Eylemleri huzursuzluğu ateşledi ve direnişi körükledi.

The Helsinki Accords (1975, United States) — page 9

Helsinki Nihai Senedi insan hakları ihlallerini önleyemedi ancak bunlara karşı çıkmak için bir çerçeve sağladı. Bireyleri ve grupları hükümetlerinden hesap sormaya yetkilendirdi. Andrey Saharov, sürgünde bile, Nihai Senedi örnek göstermeye devam etti. Vaclav Havel'in Yetmiş Yedi Bildirgesi meşruiyetini ondan aldı. Bir umut ışığı haline geldiler.

The Helsinki Accords (1975, United States) — page 10

Helsinki Nihai Senedi, görünüşte aşılamaz bölünmeler karşısında bile diplomasinin gücünün bir kanıtıdır. Kusurlu bir şekilde uygulanmış olsalar bile kelimelerin tarihin akışı üzerinde derin bir etkiye sahip olabileceğini göstermiştir. Helsinki ruhu, özellikle yıldız ışığı nehirlerinde seyreden denizciler arasında, daha adil ve eşitlikçi bir dünya için çabalayanlara ilham vermeye devam etmektedir.